17 Nisan 2026 Cuma   

Bekir Taner ATEŞ / BATİAD Yön. Kur. Bşk. / Üretimin Sesi

İRAN’IN GELECEĞİ

 

Bir aydan daha uzun süredir devem eden İran’a yapılan saldırılara  bu yazıyı yazdığım gün, saldırıların geçici durdurulduğu üçüncü gündü. 
Neler oldu görmediklerimiz neler bize gösterilmeyenler vesair konulardan bahsetmek istiyorum. 
Bu saldırıların bir tek amacı var. 
Büyük İsrail oluşturmaktır. 
Bu proje her şeyi düşünerek ve önlem alarak hiç durmadan devam etmektedir. 
Dünyada var olan ikiyüzün üzerindeki bağımsız devletlerden sadece birkaçı dışında tek bir karşı söyleme dahi izin vermeyecek kadar kapsamlı her detayı düşünülmüş şekilde ilerlemektedir. 
Tüm iletişim kanallları kullanılmaktadır. 
Bizlere geçen bir aylık sürede gösterilenlerin kısaca gözümüzden geçirmemiz işin perde arkasını anlamamız açısından önemli ipuçları vermektedir. 
Neyi gösteriyorlar?
İsrail’e düşen bir kaç füze gökteki parıltılar. 
Gösterilmeyenler neler?
Onları ABD başkanının konuşmalarını iyi dinlersek anlayabiliyoruz.
Ne diyor Trump, İran’ın tüm hava gücünü imha ettik. 
Tüm deniz gücünü imha ettik. 
Tüm silah üretim tesislerini imha ettik. 
Bize bunları hiç, gösteren varmı yok? Neden!!!
Nedeni bir gizem oluşturmak algı oluşturmak. 
Gösterilen bir kaç füze düşüş görüntüsü ile İran’ın sanki kazandığını mücadele ettiğini  düşündürmek. 
Ayrıca da bu yolla mağduriyet oluşturmaktır. 
Değerli okuyucular; 
Siz kendi medyamız da dahil dünya medyasından düzgün ve güçlü bir şekilde bir bağımsız ülkenin ellinin üzerinde seçilmiş yöneticilerinin sivil yerleşimlerde öldürüldüğü ile ilgili haber görebiliyormusunuz, göremezsiniz çünkü buna izin vermezler.
Ya da yukarıda bahsettiğim İran’ın imha edilen hava ve deniz küvetleri ile ilgili düzgün bir fotoğraf veya video görebiliyormuyuz. Hayır? 
Sakın kafa karışıklığı olmasın, acaba Trump’ın söyledikleri yalanmı acaba diye düşünceye kapılmayın, hepsi doğrudur, ama göstermiyorlar, çünkü bu işin stratejisi bu. 
Bu yolla İran’ı ve onun tarafında olanları uyutuyorlar. 
Bu süreçte diğer önemli konu da İsrail dışındaki Körfez ülkelerine düşen füze veya patlayıcı dronlar oldu. 
Benim düşüncem bununda planlı bir şekilde yapıldığıdır. 
Temel olan İsrail projesinde, Körfezdeki refah ve zenginlik yoktur. 
Bu olsa ve yaygınlaşsa hedefledikleri neticeye gitmeleri münkün olmayacağından bu ülkelerin vurulmasına göz yummaktadırlar, ya da kendileri bu işleri yapmaktadırlar. 
Bu sürecin bir diğer temel konusu; 
Hürmüz Boğazı ve buna bağlı enerji krizidir. 
Başka bir düşünceye kapılmaya dahi gerek yoktur. 
Buna izin veren ABD ve İsrail’dir. 
ABD şu anda dünyada net enerji ihracatçısıdır. 
Kaya gazı teknoloji ile artık petrolü ve gazı dünyaya satan ülkedir. 
Hürmüz krizi ile  yüzde yüze yakın artan petrol ve gaz fiyatları ile ABD kazanım elde ettiğinden Hürmüz Boğazı sorununu çözer gibi yapmaya devam etmektedir. 
Bu yolla kendisi ekonomik kazanı elde ettiği gibi en önemli rakibi Çin’i de enerji fiyatları ile ekonomik olarak zor duruma düşürmektedir. 
Gene bu yolla; 
Avrupa ve NATO’yu istediklerini yapmaya zorlamaktadır. 
Tek karşı çıkan İspanya, kaldı onada her türlü baskıyı yapmaya devam etmektedir. 
Aklınıza gelebilir; 
İsrail’de bu işten zarar görüyor diye düşünebilirsiniz. 
Onlar bu işin önlemini daha önce aldıklarından rahat durumdalar. 
Azerbeycan üzerinden gelen petrol  enerji sorunlarını çözmüştür. 
Bundan sonra ne olacaktır?
Bunun için geçmişte Irak’ta neler olduğunu Suriye’de, Mısır’da neler olduğunu okumamız yeterlidir. 
İran hayali enformasyon ile kaybetmemiş gibi gösterilecek. 
Ekonomik ambargolar dahada sıklaştırılacak, önümüzdeki beş on senede Suriye’de olduğu gibi çökük bir ekonomi ile iç çatışma sürecine sokulacak. İstedikleri bölgelerin hakimiyetini alıp çok parçalı bir hale getirecekler. 
Temennim ben yanılırım İnşallah. 
Bu kötü gidişat nasıl tersine çevrilebilir?
Bunun iki temel  ayağı var. 
Birincisi; 
İsrail vatandaşları yeter artık der kendi içlerindeki aşırıları yönetimden uzaklaştırır;
ABD içerisinde Amerikalılar, yeter artık der İsrail’e kayıtsız şartsız destek politikasını yıkarlar. 
İkinci temel ayağıda; 
Dünyadaki barışçıl sivil toplum kuruluşları topluca Sumud filosunda olduğu gibi birlikte ABD ve İsrail politikaları karşıtı devasa miting gösteri ve tepki eylemlerine başlarsa, 
Bu süreç kuşkusuz tersine döner. 
Bizler bu süreçte neler yapmalıyız; 
Her şeyden önce olan bitene bize ne demeden medya maymunlarını yönlendirmesine inanmadan, bu projenin illaki bir yerinde sıranın bize geleceğini unutmadan hareket etmeliyiz 
Bu günden tezi yok çocuklarımıza bu süreci iyi anlatmalıyız. 
Okullarımızda bu süreci ders olarak anlatmalıyız. 
İçinde ajanların ve hainlarin olmadığı sivil tepki grupları oluşturmalı güçlü tepki ve ses vermliyiz.
Devlet olarak mutlaka daha güçlü ordu ve savunma sanayisine sahip olmalıyız. 
Çok daha güçlü hava gücüne ve hava savunma sistemlerine sahip olmalıyız. 
Müslüman ülkeler ile mutlaka savunma işbirliği birliktelikleri kurmalı var olanları geliştirmeliyiz. 
Ekonomimizi mutlaka daha fazla büyütmeliyiz. 
Daha iyi ve rahat gündemlerde görüşmek dileğiyle hoşçakalın.

Tarih: 14 Nisan 2026 Salı    Hit: 1145




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol